Norveç Varlık Fonu UBS’nin en büyük hissedarı oldu

Norveç’in 1,4 trilyon dolar büyüklüğündeki Varlık Fonu, daha önce Credit Suisse’i devralan ve bu anlaşmanın avantajlarından faydalanarak uluslararası yatırımcıları kazanmaya çalışan İsviçreli bankacılık devi UBS’nin en büyük hissedarı haline geldi.

Dünyanın en büyük kamu varlık fonunu yöneten Norges Bank Investment Management(NBIM) neredeyse 20 yıldır hissedarı olduğu gruptaki hissesini bu ay yüzde 5’in üzerine çıkardı.

UBS yöneticileri, geçtiğimiz altı ay boyunca yatırımcılara, eski rakipleri Credit Suisse’in kamu aracılığıyla 3,4 milyar dolarlık kurtarılmasında başarılı olabileceğini kanıtlamaya çalışıyordu.

Birçok büyük fon yöneticisi ise, UBS’nin karmaşık entegrasyon sürecini ne kadar iyi yürüttüğüne ve hissedar getirilerini ne kadar erken yeniden başlatacağına odaklanmış durumda.

S&P Capital IQ’ya göre halihazırda UBS’nin en büyük 10 hissedarı arasında yer alan NBIM, ABD’li yatırımcılar Dodge & Cox ve BlackRock şirketlerini geride bırakarak en büyük hissedar konumuna yükseldi.

Credit Suisse’in de ilk 10 yatırımcısı içindeydi

NBIM, Mart ayında iflas ettiğinde Credit Suisse’in de ilk 10 yatırımcısı arasındaydı ancak hisseleri elden çıkarmaya çalışıyordu.

Credit Suisse’in Nisan ayındaki son Genel Kurul toplantısında NBIM, yönetim kurulunun çoğunluğu ve başkan Axel Lehmann’ın aleyhinde oy kullanarak, “Hissedarlar, kendi çıkarlarına uygun hareket edilmemesi halinde yönetim kurulunda değişiklik talep etme hakkına sahip olmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

Devralma konusunda anlaşmaya varıldıktan sonraki haftalarda NBIM CEO’su Nicolai Tangen, İsviçre gazetesi Finews’e yaptığı açıklamada, “İsviçre hükümeti, Credit Suisse’i kurtarmak için doğru adımları attı. Bu hamleyle İsviçre finans merkezi ve ötesinde kontrol edilemeyecek bir durumun yaşanmasını önledi” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Hedefte ABD’li büyük fon yöneticileri var

Colm Kelleher, 18 ay önce UBS’nin başına geldiği tarihten itibaren bankanın Wall Street’teki muadilleriyle arasındaki değerleme farkını kapatmak amacıyla büyük, ağırlıklı olarak ABD’li aktif fon yöneticilerini kazanmaya odaklanmıştı.

İsviçre’de halka açık olarak işlem gören UBS, muhasebe defter değerinin (bir varlığın orjinal maliyetinden varlığa yapılan amortisman, itfa ve değer düşüklüğü maliyetlerinin düşüldüğünde ortaya çıkan değer) bir katının biraz üstünde işlem görürken Kelleher’in kariyerinin çoğunu geçirdiği Morgan Stanley ise iki katı fiyatla işlem görüyor.

UBS’nin üst düzey yöneticileri, küresel operasyonlarına rağmen bankanın yatırımcılar tarafından Avrupa odaklı görüldüğüne ancak ABD’li rakiplerinin ise daha yaygın olarak işlem gören Wall Street’te halka arz olmanın fayda gördüğüne inanıyor.

Credit Suisse kararından beri yüzde 30 yükseldi

UBS hisseleri, Credit Suisse’i kurtarma kararı aldığı altı aylık süreçte yüzde 30 yükseliş kaydetti.

Yatırımcılar ve analistler, bankanın geçtiğimiz ay anlaşmanın gerçekleşmesi için kamudan finansal destek talep etmeyeceklerine dair açıklamalarına olumlu tepki vermişti.

UBS’nin ikinci çeyrek sonuçlarında 29 milyar dolar kâr açıkladığı Ağustos ayının sonunda hisseleri daha da yükselmişti.

Bu rakam, bir banka için şimdiye kadarki en büyük çeyreklik kazanç olma özelliğini taşısa da rakamın tamamına yakını Credit Suisse satın alımından elde edilen muhasebe hesaplarından kaynaklandı.

Analister, UBS’nin Credit Suisse’i satın almayı kabul etmesiyle ara verilen hisse geri alımlarına gelecek yıl yeniden başlayacağını öngörüyor.


Kaynak: bloomberght

Sevdiklerinle Paylaş: